Patara Plajı
Mekan
Likya’nın önemli şehirlerinden biri olan Patara antik kentinin hemen ucundaki Patara Plajı, Türkiye’nin en güzel plajlarından bir diğeri. Her ne kadar Kaş merkezine 45 dakika uzaklıkta da olsa, Kaş’a gidecek birine Patara Plajı’nı önermeden geçemeyiz. Zaten Kaş’ta olmanın en güzel yanlarından biri de turkuaz kıyılarla antik güzellikleri birleştiren bu ikonik plajlara kolayca ulaşabilmek! Patara Plajı’nı aslında Yeşilçam filmlerinin deniz ve çöl sahnelerinden biliyoruz. Antik kentin yanı başındaki 18 km’lik bu upuzun plaj, aynı zamanda da Caretta Caretta kaplumbağalarının üreme merkezi. Tüm bu özellikleriyle, önce plaj keyfi, sonra da antik kent gezisi yapmak için kesinlikle tavsiye edebileceğimiz bir nokta. Bir alternatif de plaja akşamüstü gidip önce Patara antik kentini gezmek, sonra plaja inip gün batımını izlemek. Bu arada, Patara denizinin bir hayli dalgalı olabileceğini de eklemiş olalım. Plajın ince kumlu ve geniş bir sahili var. Deniz ilk girişte sığ olsa da zaman zaman dalgalı olabiliyor. Dalgalar özellikle öğleden sonra rüzgarın da etkisiyle artıyor. Patara Plajı’na giriş Müzekart ile ücretsiz. Plajda belediyenin bir tesisi de var. Geniş kumsalları sevenler, çocuklu aileler, uzun sahil yürüyüşlerinden keyif alanlar ve gün batımı izlemek isteyenler için Kaş çevresindeki en keyifli plajlardan biri. Sahil oldukça geniş olduğu için yürüyüşe uygun rahat bir terlik veya sandalet tercih edebilirsiniz. Bu rotada şapka ve güneş kremi de mutlaka yanınızda olsun. Akşamüstleri rüzgarlı olduğu için arabada bir ceket tutmak iyi olur. Kaş merkezden Patara Plajı’na arabayla ulaşmak yaklaşık 45 dakika sürüyor. Antik kent girişinde geniş bir otopark var. Ancak, otoparktan plaja dek biraz yürümek gerekiyor. Patara’ya hem deniz keyfi, hem antik kent gezisi, hem de gün batımı için gelinebilir. Sade bir plaj günü yerine hazır bu bölgedeyken rotanızı Patara antik kenti ve doğasıyla ile birleştirmek Kaş gezisi için mükemmel bir deneyim.



